|
| Site Portal · BU FORUMA ÜYE OLABİLMEK İÇİN KAYIT AŞAMASINDA DOĞRU MAIL ADRESİ BELİRTİLMELİDİR. | Yardım Arama Üyeler Takvim Favorites Arcade |
| Hoşgeldin misafir ( Giriş | Kayıt ) | Etkinleştirme E-Postasını Yeniden Gönder |
|
|
![]() ![]() ![]() |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 31 03 2008, 16:42
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Ülkemizde tarımı küçümseyip, tarım arazilerine fabrikalar, siteler kurulmasına izin verenlerin, bilim (fizik kimya biyoloji evrim genetik) derslerinin içini boşaltıp eğitimde dine ağırlık verenlerin, meslek okulları değil, Kuran kursları, İmam Hatipler açtıranların efendilerinin istedikleri sonuca ulaşıldı. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=5853
Tarım ürünleri geleceğin silahıdır. Petrol'den de etkili bir silah. AB ve ABD boşuna mı çiftçisine yardım ediyor sanıyorsunuz? Buğdayımı sana satmam dedikleri anda yokuz. Sorun sadece kanunlar, sertifikalı tohumlar değil. AB ve ABD, tarımda, genetik'te yaptıkları atılımlar sayesinde bu alanda geri kalan ülkelere diz çöktürecek duruma geldiler. Genetikle ne ilgisi var diyeceksiniz. Bilmem haberiniz var mı? DNA'da yapılan oynamalar sonucunda, tohumlardan elde edilen ürünler'den elde edilen 2. nesil tohumların ürün vermemesi sağlanabiliyor. Böylece çiftçiler tekrar tekrar tohum satın almaya mahkum ediliyor. Bize satılacak olan tohumlar nasıl dersiniz? Bu bağımlılığın devamını sağlamak için de gelişmeye çalışan ülkelerde bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi baltalıyorlar. Bunun için en etkin silahlardan biri ne, biliyor musunuz? Yazmama gerek var mı? . -------------------- |
||
CultureClub ![]() |
Gönderme: 11 04 2008, 17:48
|
![]() Dark Side Of The Moon ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 14962 Katılım: 15-06 07 Üye No: 1 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Bu çok tehlikeli bir gelişme..ama dinci kafa,imamlar bu işten birşey anlamazlar,çünkü onlar genetik nedir bilmezler..evrim teorisine düşman olan genetikten ne anlar?
Genetikleri ile oynayarak buğdaya istenilen şekil verilmesi mümkün..yaptılar da.Öyle yaptılar ki buğdayı hem çok ürün alınabilir,hem de iri hale getirdiler.. Tabi genetik olarak -satılan tohumun-bir,kaç yıl sonra yeni ürün vermemesi de sağlanabilir,ki Gezgin bunu belirtmiş. Türkiye'deki mazotun aşırı pahalılığı nedeniyle tarım artık para getirmez oldu..tarımdan karnını doyuramayanlar şehirlere göç ettiler..problem bir iken bin oldu.. Amerika buğdayı daha ucuza ve kaliteli ürettiği için buğdayı onlardan satın alır olduk.. Tam kısır döngüye girdiğimiz gibi kölelik bize fazla uzak değil.. -------------------- |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 11 04 2008, 18:00
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?d...2&Categoryid=30
1. Dünya Yiyecek Savaşı başlıyor Yiyecek savaşları başlayacak dediler ama kimse inanmadı..Fakat artan pirinç fiyatları son bir haftada o savaşları çoktan başlattı. Resim Eki ![]() -------------------- |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 11 04 2008, 18:09
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
TERMİNATOR NEDİR? Evet. Biraz detaylara da girme zamanı geldi. Bu teknolojinin ismi "terminator". Tohumlardan elde edilen ürünlerin tohumları ürün vermiyor. Sadece yiyebilirsin. Tekrar ekemezsin. Bu terminator isimli genin patentini alan, amerikan Monsanto şirketi. http://www.ethicalinvesting.com/monsanto/terminator.shtml Biyoloji/Genetik/Evrim .... bilimleri, bu yüzyılın bilimi. Bunda geri kalan müslüman ülkeleri sömürge olmaktan hiçbir şey kurtaramaz. Tanrılarına yerlerde sürünerek tapıyorlar. Yerlerde sürünerek yiyecek dilenecekler. . -------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 13 04 2008, 16:23
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Açlık savaşı
![]() http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=6436 Yükselen gıda fiyatları yoksul halkları vururken, Mısır’da açlıkla yüzyüze kalan halk polisle çatışmaya girdi. Tahılın önemli bölümünü ithal eden ve ekmek tüketiminin çok yüksek olduğu Mısır’da Şubat ayından beri fırın kuyruklarında çıkan kargaşalarda 11 kişi öldü. 2004’te Açlık ve yoksulluğa karşı İSYAN Mısır, Bangladeş, Tunus ve Haiti’de milyonlarca insan sokaklara döküldü Mısır’da yiyecek ekmek bulamayan halk, günlerdir güvenlik güçleriyle çatışıyor. Olaylarda 2 kişi hayatını kaybetti. ..... Mısır: müslüman Bangladeş: müslüman Tunus: müslüman Haiti: diktatörlük/sömürge. .... Bu mesaj gezgin95 tarafından 6 07 2009, 14:54 yeniden düzenlenmiştir -------------------- |
Pald ![]() |
Gönderme: 13 04 2008, 21:33
|
![]() Fikirsel Bağımlısı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Grup: Members Mesaj: 944 Katılım: 22-11 07 Üye No: 351 Ülke: France Aklen-Fikren: Hiçbiri Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
OGM nedir ?
Bir organizmanın genini türler arasındaki engeli aşarak diğer bir organizmanın genine aktarmak. Yeni bir gene sahip olan bu organizmaya Organisme Génétiquement Modifié : Genetik olarak değiştirilmiş organizma OGM' in kullanıldığı yerler çok çeşitlidir. Bizi en çok ilgilendirenler : meyveler, sebzeler ve tahıllar. Meselâ : dalindan koparılmış bir kavun, sandığında olgunlaşmaya devam eder, çilekler ve domatesler çürümeden uzun müddet dayanabilirler. Tahıllar (buğday, mısır vs) iklim şartlarına çok daha dayanaklı ve parazitlere karşı çok daha dirençli olabiliyorlar. Aslında, önümüze serilen bu olumlu gelişmeler; daha ilerilerde başımıza ne açacağı henüz bilinmiyor. Genetiği ile oynanmış organizmalar insan metabolizmasını nasıl etkileyecek, bilinmiyor. ![]() José Bové Bu doğa adamını 7 seneden beri tanıyorum. Hayatını OGM ile savaşarak geçiriyor. Fransız çiftçisi OGM'in getireceği tehlikelerin farkında. Ya bizim çiftçilerimiz ? -------------------- Il faut savoir choisir entre la révélation passée et la liberté futur. ATATÜRK.
|
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 14 04 2008, 12:58
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Bence bu teknoloji çok tehlikeli. Örneğin, mısıra dadanan böcekleri öldüren bir bakterinin zehirini üreten geni, mısır bitkisinin DNA'sına ekliyorlar. "İnsana zararı yok" deniyor Tabii 20 yıl, hatta birkaç kuşak süren deneme yapmadan. Belki, bütün yaşamı boyunca bunu yiyen kızların çocuklarında bir şey çıkacak? Belli değil. Geri dönülmesi imkansız bir adım attı insanlık. Bu bitkiler, doğal olarak, normal bitkilere avantajlı. Parazitlere dayanıklı olduklarından, ötekilerden daha iyi çoğalıyorlar. Hatta eşeyli üremeyle, normal bitkilere de geçebiliyor bu DNA. Bir zaman sonra bütün mısır bitkileri bu zehiri üretecek. İnsanların 10binlerce yılda seçtikleri, besinlerini sağladıkları bitkilerle oynamak bu kadar kolay olmamalı. . -------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 14 04 2008, 13:09
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Gıda fiyatı artışları
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?d...2&Newsid=172856 Gıda savaşları başlıyor ... Sonunda korkulan oldu. Son üç yılda yüzde 83 oranında artan dünya gıda fiyatları nedeniyle açlıkla yüzleşen 37 ülkede yüzbinlerce insan sokaklara döküldü, göstericiler güvenlik görevlileriyle çatıştı. Sadece Kamerun’da son 3 ayda 40 gösterici hayatını kaybetti. Dünya, gıda fiyatlarındaki artışın tetiklediği yeni bir savaşın eşiğinde .... Birleşmiş Milletler rakamlarına göre dünyada temel gıda fiyatları geçen yazdan beri yüzde 40 yükseldi. Son 3 yılda temel gıda ürünlerinin fiyatları yüzde 80 arttı. Özellikle pirinçte artan fiyatlar Asya ülkelerinde krize neden oldu. Filipinler’de restoranlara normalin yarısı büyüklüğünde porsiyonlarla pirinç vermelerini söyleyen bir yönetmelik dağıtıldı. BM Gıda ve Tarım Dairesi gerilimin azalması için bu yıl da pirinç üretiminin yüzde 1.8 artarak 12 milyon tona çıkması gerektiğini, yoksa olayların kaçınılmaz olduğunu söyledi. İşte dünyadaki yiyecek savaşları: * Haiti: Temel gıda maddesi pirincin yüzde 80’ini ithal eden Haiti’de, 50 kiloluk bir pirinç torbasının satış fiyatı son 1 haftada 35 dolardan 70 dolara çıktı. Halk da iki haftadır, hükümet karşıtı gösteriler için sokağa döküldü. 5 Haitili hayatını kaybetti. Gösteriler nedeniyle Başbakan Jacques Edouard Alexis, istifa etmek zorunda kaldı. * Bangladeş: Pirinç fiyatlarının artışı protesto eden 20 bin tekstil işçisi maaşlarının yükseltilmesi için başkent Daka’da gösteri düzenledi. Gösteriye polis müdahale edince ortalık birden savaş yerine döndü. Göstericiler, etraftaki dükkanlara ve araçlara saldırdı. Birçok araç ateşe verildi. * Mısır: 76 milyonluk ülkede nüfusun yüzde 40’ı günlük 2 dolar gelirle yaşam savaşı veriyor. Fakirlik bu denli derinken, son birkaç ayda yemeklik yağ ve pirincin fiyatının iki katına, fırınlarda ekmeğin fiyatının beş katına çıkması sonrası sokağa dökülen halk polisle çatıştı, 11 kişi öldü. * Pakistan: Tahıl fiyatları artınca, halk ambarlara saldırdı. Tahıl ambarlarının güvenliğini sağlamak için ordu alarma geçti. * Kamerun: Afrika ülkeleri Burkina Faso, Moritanya, Fildişi Sahilleri, Senegal, Etiyopya, gibi ülkelerde son aylarda gıda zamları nedeniyle yapılan gösterilerden çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Sadece Kamerun’da 3 ayda polisle çatışan 40 kişi öldü. * Özbekistan: Özbekistan, Yemen, Bolivya ve Endonezya’da gıda fiyatlarının artışını protesto eden onbinlerce insan sokağa döküldü. Pirinç fiyatları 8 yılda yüzde 453 arttı Emtia 2000 2008 Artış (%) Pirinç 3,8 21 453 Buğday 2,16 11,9 451 Mısır 193,6 584,2 202 Soya 462,2 1349 192 Şeker 5,99 14,38 140 Soya yağı 9,26 15,35 66 * Fiyatlar: Şikago Ticaret Borsası (CBOT) dolar/Lb cinsindendir (1 Lb = 35,2 kg) -------------------- |
CultureClub ![]() |
Gönderme: 15 04 2008, 07:25
|
![]() Dark Side Of The Moon ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 14962 Katılım: 15-06 07 Üye No: 1 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Tarımda kritik günler
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aT....04.2008&ver=36 Gıda fiyatları böyle yükselirse 100 milyon insan açlıktan ölür Dünya Bankası Başkanı Zoellick, gıda fiyatlarının son 3 yılda ikiye katlanmasının yoksul ülkelerde geliri düşük 100 milyon insanı açlık tehlikesi ile karşı karşıya bıraktığını söyledi. The Food and Agricultural Organization (FAO) araştırmasına göre ise bu yıl 36 ülkede toplam tam 1.1 milyar kişi gıda yardımına muhtaç olacak http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?d...2&Newsid=173036 -------------------- |
overnightvisit ![]() |
Gönderme: 15 04 2008, 08:07
|
||
![]() Fikirsel Bağımlısı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Grup: Members Mesaj: 341 Katılım: 21-02 08 Üye No: 623 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Uyarı: (50%) ![]() |
Pirinçte 'fırsatçılık var' uyarısı Ekonomi Servisi - Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) perşembe günü 100.000 ton ekmeklik buğday için yaptığı ihalede, Avrupa ve Kazakistan'dan bu miktarın tamamının alındığı açıklandı. Ayrıca, Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin , tarım sektörünün, ekonomik kriz yaşanan 2001'den daha büyük gerileme içine girdiğini iddia etti. Yetkin, "Buğday da pirinç de var ama Toprak Mahsulleri Ofisi'nde yok " dedi. Yetkin, " Açık denizlerde buğday gemileri cirit atıyor. Gözleri Türkiye'de, buğday fiyatlarının artışını bekliyorlar. Acaba ne kadar artar da ne zaman süreriz ve ne kadar fazla vurgun yaparız diye " diye konuştu. Tarımdaki küçülmenin, sadece geçen yıl yaşanan kuraklıkla geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu ifade eden Yetkin, uygulanan tarım politikalarının da küçülmede etkili olduğunu söyledi. Öte yandan sektör temsilcilerinden TMO'ya eleştiri yağdı. Pirinç ve mercimekteki fiyat artışlarını Cumhuriyet Ankara Bürosuna değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın , Türkiye'nin zaten pirinçte ithalatçı olduğunu dile getirirek, TMO'nun stok yapmadığı için fiyatların yükseldiği saptamasında bulundu. (Cumhuriyet.15.04.2008) |
||
overnightvisit ![]() |
Gönderme: 16 04 2008, 08:17
|
![]() Fikirsel Bağımlısı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Grup: Members Mesaj: 341 Katılım: 21-02 08 Üye No: 623 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Uyarı: (50%) ![]() |
GDO'lu tohumlar terminatör gibidir
Abdulah Aysu, Türkiye'de yaklaşık 10-15 yıldır GDO'lu tohumla üretim yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti: "Resmi veri yok ama yapılan üretimin çoğunluğunda GDO'lu tohumların kullanıldığı kuşkusu çok yüksek. Bu tohumlar yurtdışından getiriliyor. Özellikle biber, domates, salatalık gibi sebze tohumları. Bunlar aynı zamanda çok pahalı. Kilosu 30 bin YTL civarında. Tohum neden 35 bin YTL olsun ki? Normal şartlarda kendi ürününüzden tohum ayırırsınız ve para vermezsiniz. Ama GDO'lu tohumlar ' terminatör ' gibidir. Bir defalıktır, asla tohum vermez. Çok fazla üretiyorsanız tohum satardınız eskiden. Ama yeni Tohum Yasası ile çiftçinin elinden tohum satma yetkisi de alındı. Biz tohum üretsek 3 bin YTL'ye bile satamayız ki, bu rakam bile ahlaki değil. Ama şirketlerin iddiası şu: 'Üretim maliyetleri içindeki tohumun oranı yüzden 10'ları 5'leri geçmez.' Hacim olarak büyük görünüyorsa da büyütmemek gerek diyorlar. Kendi tohumluğumuzu kaybettikten sonra da yine bu rakamlarda mı duracağız? Yüzde 5-10 çok ciddi rakamlardır. Zaten 100 liranın 8 lirasını kazanıyoruz. Yüzde 92'si tohuma, nakliyeye, gübreye, vergiye gidiyor. Çiftçi istasyondur, para gelir ve gider." YEREL TOHUM ÖNERİSİ Aysu, GDO'ya karşı en etkili mücadele yönteminin yerel üretim-yerel tüketim olduğunu ifade ederek, "Örneğin Denizli'nin bir kasabasında bir domates tohumu vardır, hiç su istemez. Ama köye girer girmez domates kokusunu alırsınız, yarılmıştır domatesler tattan. Tarım Bakanlığı bu tohumları yaymalı. Bu bir zorunluluk. GDO'lu tohumlar küresel ısınmanın karşısında duramaz çünkü kuraklığa dayanıklı değildir. O yörenin tohumu oranın iklim şartlarına, süre içindeki değişikliklere de uyarak devamını sağlar. Esas çözüm yerel tohum kullanmak, yerel olarak pazarlamak ve yerel olarak tüketmek. Endüstriyel tarım çıkmaz bir sokaktır, derhal vazgeçmeliyiz. Çiftçiler üretmek istiyor ama doğal yollarla. Bizi şirketlerin eline bırakmayacak örgütlenmenin önünü açılmalı" dedi. Bir ürüne neyin aktarıldığı bilinmediği için aktarılan organizmaya karşı alerjisi olanlar reaksiyon gösteriyor. Çevresel açıdan biyoçeşitliliği bitiriyor. GDO'lar tozlaşma yolu ile yabani türleri de kendine çevirerek tek tip ürün oluşmasına yol açıyor. Bir mısırın poleni 35 kilometreye kadar taşınabiliyor. GDO'lu bitkilerde bulunan özellikle zararlı ot ve böcek öldürücü genler ile terminatör teknolojisi gereği aktarılmış olan genler de toksin üreterek çalıştıklarından, dokularda birikme durumunda, önemli riskler oluşturuyor. GDO'lu bitkilerin doğrudan ve dolaylı olarak kanserojen etkisinin olabileceği birçok araştırıcı tarafından ortaya kondu. Özellikle, herbisitlere dayanıklı GDO'lu pamuk, soya, mısır ve kolza çeşitlerinde kullanılan bazı kimyasal maddelerin doğrudan kanser yapıcı oldukları biliniyor. GDO'lu bitkinin orijinal yapısında bulunan bazı kalite öğelerinde önemli azalmalar oluyor. Kalp hastalıklarına ve kansere karşı önemli bir koruyucu madde olan "phytoestrogen " bileşikleri, klasiklere oranla GDO'lu bitkilerde daha az. GDO'LU ÜRÜNLER GDO'lu ürünler en çok soya, mısır, kanola ve pamuk olarak karşımıza çıkıyor. Soya ve mısır Türkiye'de çok yaygın kullanılıyor ve aynı zaman en çok ithal ettiğimiz ürünlerin başında geliyor. GDO'lardan uzak durmak için soya ve mısır yememek de çözüm değil. Çünkü mısır ve soya, 1600 gıda maddesi içinde katkı maddesi olarak kullanılıyor. (Cumhuriyet 16.04.2008) |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 16 04 2008, 10:32
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
İşte en önemli cümle. AKP Türkiyeyi nasıl batırdı? Bu, daha sömürge olmadan, sömürge kafalı olmak (kul olmak). . -------------------- |
||
saklıgerçek ![]() |
Gönderme: 16 04 2008, 11:54
|
||
![]() Fikirsel Onur Üyesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Grup: Members Mesaj: 1732 Katılım: 16-06 07 Üye No: 20 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Hiçbiri Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Gezgin çok güzel bir konuya değinmişsin yazıların tamamını okuyamadım. Ancak bu kısım benim denediğim bir konu. İsrail menşeeli domates tohumunun içindeki çekirdeği üretemedik , karpuzu da. Neden sonra araştırma sonucu anladıkki adamlar tek seferlik tohum veriyor ikinci sefere ekemezsiniz eksende çürüyor. Zamanını hatırlayamıyorum Bunu buğdaydada yapmışlar diye duymuştuk. Konya kadar veya daha küçük israil genetiği değiştirilmiş buğdaydan Konyanın 10/12 misli ürün alıyormuş. Tabi bu genetiği değiştirilmiş ürünlerin insan sağlığına zararı varmı yokmu da ayrı bir tartışma konusu. -------------------- Arkadaşlar, devrimimiz henüz yenidir. Kökleşip, benimsendiği hakkındaki kanılarımız ancak ileride karşılaşacağımız olaylarla gerçekleşecek ve doğrulanacaktır.
Fakat şimdi şuna emin olmalısınız ki, bugün başına şapka giyen, sakalını-bıyığını traş eden, smokin ve frakla toplum hayatında yer alanların çoğunluğunun kafalarının içindeki zihniyet hala sarıklı ve sakallıdır. M.Kemal Atatürk http://sakligercek.blogspot.com/ |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 17 04 2008, 10:18
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Cumhuriyet, 17.4.2008
TÜRK TARIMINI ÇÖKERTTİLER ABD ve AB destekledi AKP hükümeti seyretti Tarımda Dünya Bankası politikaları ile hareket eden AKP hükümeti, Türkiye'deki tarım kredi satış kooperatiflerini işlevsizleştirirken hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Avrupa Birliği üreticilerini doğrudan destekledi. Üreticilere ABD'de Ürün Kredi Kuruluşu (CCC) vasıtasıyla ucuz kredi sağlandı, ürünlerini kötü zamanlarda Tarım Bakanlığı'na satma olanağı getirildi. MURAT KIŞLALI'nın haberi Tarımda gelişmiş ülkeler üretimi teşvik etmeye devam ederken Türkiye'de hükümet köstekliyor ABD, AB destekledi, AKP seyretti **ABD'de fiyatların aşırı düşmesi halinde Tarım Bakanlığı devreye girerek üreticinin malını alırken düşük faizli kredinin faizini de affediyor. Piyasa kötüye gitse de üretici zarar görmüyor. MURAT KIŞLALI ANKARA - Tarımda Dünya Bankası politikaları ile hareket eden AKP hükümeti, Türkiye'deki tarım kredi satış kooperatiflerini işlevsizleştirirken hem Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hem de Avrupa Birliği (AB) üreticilerini doğrudan destekledi. Türkiye, ithalatçı konumuna düşerken ABD ve Fransa'yı en büyük ihracatçılar arasına sokan teşvik politikaları şöyle işliyor: ABD: ABD'de teşvik, Tarım Bakanlığı ve bunun altında çalışan Ürün Kredi Kuruluşu ( CCC) aracılığıyla işliyor. Üretici ürünü getirip lisanslı depoya devrettikten sonra karşılığında makbuz senedi alıyor ve CCC'den buna kayıtlı miktarın yüzde 75'i kadar düşük faizli kredi çekebiliyor. Böylece kısa süreli nakit ihtiyacını karşılayan üretici, malı hemen elinden çıkarmak zorunda kalmadığı için fiyatların en düşük olduğu ürün zamanı değil, bundan üç-dört ay sonra fiyatlar yükselmeye başladığında malını satıp kredisini kapatabiliyor. ABD'de fiyatlar aşırı düşerse Tarım Bakanlığı devreye girerek üreticinin malını alırken düşük faizli kredinin faizini de affediyor. Piyasa kötüye gitse de üretici zarar görmüyor. AB: AB'de ise ortak tarım politikası altında hububat ortak piyasa düzeni bulunuyor. Burada müdahale kuruluşları 10 yıllık açıklanan fiyatlar üzerinden üretici malını teklif ettiği anda, kalite koşulları tuttuğu sürece malı almak ve üreticiye de parasını ödemekle yükümlü bulunuyor. Müdahale kuruluşları mal stokları oluşursa her 15 günde bir ihaleyle dünya pazarlarına açılıyor. Böylece kamu yükü kısıtlı tutularak üretici yine korunmuş oluyor. --------- Başlıkta AKP seyretti demiş. Ne seyretmesi, batırdı. Daha önce değinmiştim: ... yeni Tohum Yasası ile çiftçinin elinden tohum satma yetkisi de alındı. -------------------- |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 22 07 2009, 10:45
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Cumhuriyet. 16.7.2009
AKP’nin yeni fındık stratejisi yüzünden Karadeniz’de fındık bahçeleri sökülecek, yurttaşlar göçe zorlanacak Fındığın alternatifi göç olur © FTG yeni fındık stratejisini olumlu bulurken ruhsatlı fındık alanının 2012’ye kadar 406 bin hektara indirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü Karadeniz’de fındığa alternatif ürün bulmanın zor olduğunu açıkladı. 2010’da ağaç sökümü için ödenecek 150 TL de hemen ödenmeye başlanmalı. © Ziraat Mühendisleri Odası’na göre AKP’nin fındık politikası üreticiye değil tüccara yarayacak. TMO’nun devre dışı bırakılmasıyla fındık fiyatları dibe vuracak. Ayrıca Karadeniz’de fındığa alternatif ürün yetiştiremeyecek olan yurttaşlar bölgeden göç etmek zorunda kalacak. ŞEHRİBAN KIRAÇ ----------------------------------- Fındıkçıları da batırdılar. . -------------------- |
dinozor ![]() |
Gönderme: 23 07 2009, 03:58
|
||||
|
Yeni Katılımcı ![]() Grup: Members Mesaj: 1 Katılım: 23-07 09 Üye No: 1878 Ülke: World Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Apolitik Uyarı: (0%) ![]() |
Evet Monsanto gibi uluslararası firmalar, TERMINATOR teknolojisini geliştirdi. Terminator genleri taşıyan tohumlar bir kere ürün veriyor, bu ürünlerden alınan tohumlar filizlenmiyor. Amaç, çiftçileri Monsantoya bağımlı kılmak. İnek sağar gibi sağmak. Çiftçileri bağımlılıktan kurtaran metodu hintli bir bilim adamı buldu. Monsantonun terminatorlu pamuklarından ve yerel türlerden melez tür üretmiş. Adamın adı Dr.D.B.Desai, bu tohumları satması yasaklanan firması Navbharat. Desai hırsızlıktan tutuklanmış. http://www.salon.com/tech/htww/2007/02/08/gujarat/ Evet, bu kadar basit. Terminatorlu ürünlerin çiçekleriyle yerel türleri tozluyorsunuz. Veya tersi. Melez türlerin bir kısmında terminator gen işlevini kaybediyor ama eklenen diğer genlerin bir kısmı kalıyor. Örneğin, pamuk zararlısına dayanıklı türler elde ediyorsunuz. Dayanıklı ve TERMİNATORsuz. Bu bir hırsızlık. Desai tutuklanmış ama çalıntı türler yayılmış ve bu metod artık hindistanda çiftçiler tarafından biliniyor. Monsantonun çabalarına karşın uygulanıyor ve melez tohumlar monsantonun tohumlarından daha çok satıyor. Bazı firmalar Monsantoya lisans ödüyor. Ama önemli yanı, bu melezlerde terminator olmaması. Yani çiftçiler artık tohumlarını saklayıp ekebiliyorlar. Monsantoya bağımlı değiller. Evet arkadaşlar, Yapabilirseniz yerel türlerle ithal türlerden melezler üretin, el altından dağıtın, bedavaya verin. Zararlıysa insanlık hep beraber intihar etsin, anasını satiim. Para kazanmak uğruna insanlığın geleceğiyle oynayan, DNAsıyla oynanmış terminatorlu bitkiler geliştiren uluslarası o.çocukları para kazanamamalı. |
||||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 8 09 2009, 09:18
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Dünyayı besin üretimini kontrol ederek yönetme fikri ABD'de 1930larda "yeşermiş". ABD, GDO tohumlarla insanlığın geleceğiyle oynuyor. Uluslararası şirketler kar etmek için insanlığın 10bin yılda seçtiği, ayıkladığı tohumları yok ediyor.
İnsanlık için yakın geleceğin en önemli konusu. ------- "Petrolü kontrol edersen ulusları kontrol edersin, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin." Henry Kissinger. “Biz dünya nüfusunun %6.3'ünü oluşturuyoruz ama zenginliğinin yarısına sahibiz. Bu farklılık özellikle bizler ve Asyalılar kadar büyük. Böyle bir durumda kıskanılma ve gücenilme gibi bir durumda olamayız. Gelecek dönemdeki asil görevimiz, ulusal güvenliğimize bir zarar getirmeden bu farklılık durumunu sürdürebileceğimiz bir ilişki kalıbı tasarlamaktır. Bunu yapmak için de tüm duygusallık ve hayallerden uzak durup dünyanın her yerindeki ulusal hedeflerimize odaklanmalıyız. Kendimizi çıkarlarımızdan fedakaarlık ederek dünyanın iyiliği için lüksümüzden vazgeçeceğimiz konusunda kandırmamıza hiç gerek yok." Seorge Kennan, 1948 Kaynak: F. William Engdahl, "Ölüm Tohumları". ![]() · bilim + gönül · Basım Tarihi : 06 - 2009 · ISBN : 9789944090698 · Sayfa Sayısı : 330 · Çevirmen : Özgün Şulekoğlu Giriş bölümünü buradan okuyabilirsiniz: http://www.biroybil.com/showthread.php?t=11359 . -------------------- |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 10 09 2009, 10:44
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
GDO konusunda son yıllarda neler neler olmuş.
Artık, yeşermeleri, büyümeleri, hatta hastalıklara direnmebilmeleri Monsanto gibi firmaların üretip sattığı maddelerle tetiklenen genlerle kontrol edilen bitkiler var. GDOlar, ABD'nin dünyayı yönetmek için kullandığı araçlardan sadece birisi. "Ölüm Tohumları" kitabını mutlaka okuyun. . -------------------- |
tomclancy ![]() |
Gönderme: 31 10 2009, 12:28
|
|
Yeni Katılımcı ![]() Grup: Members Mesaj: 8 Katılım: 3-01 09 Üye No: 1305 Ülke: Almanya Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyalist Uyarı: (0%) ![]() |
Sizinle paylasmak istedigim güzel bir yazi var.Kopy paste yaparak buraya yapistirdim.
Düzenin şimdiki hükümeti AKP sessiz sedasız yönetmelik değişikliği ile Genetiği Değiştirilmiş Gıda ve tohum ithalatına izin verdi. Tüm dünyada yasaklanan ve kesinlikle kullanılmayan, insan sağlığı bakımından yıkıcı etkileri bilinen GDO’ların ithaline yasa çıkararak girmek isteyen TC yönetenleri tepkiler ciddi boyutlarda olunca geri çekilmişti. Fakat süreci unutturan egemenler, bugün itibarıyla bir yönetmelik değişikliği ile GDO’ları serbest kıldı. Tam da her bakımdan gündemde bambaşka şeyler varken ve de geniş yığınların dikkatleri başka gündeme odaklıyken. Bu her bakımdan Türk kapitalizminin yöneticilerinin sürekli bir biçimde sürdürdüğü bir taktiktir. “Gündemde iken sorun tepki büyükse geri çek. Bir süre sorunu uyumaya ve soğumaya terk et. Ardından başka sıcak gündemler varken, yasaya ihtiyaç yok, basit bir yönetmelik değişikliği ile işi hallet.” Bu taktik oldukça tutmuştur ve de hala uygulanmaktadır. GDO’lara neden bu kadar karşı çıkılıyorken, tüm dünya ve Avrupa’da genel olarak yasakken Türk kapitalizmi ve yöneticileri ısrarla istiyorlar? Madem hiçbir sakıncası yoksa neden Avrupalılar da bunları kullanmıyor ve ithal etmiyor? Türk kapitalizminin bu ısrarları neden? Birincisi GDO’ları üreten şirket bir ABD şirketi ve tekelidir. Bu şirketin ismi Monsanto’dur. GDO’lu tohum üreten şirketteki pay oranı %71 olan Monsanto, geçtiğimiz Nisan ayında yasanın çıkması çalışmasının alt yapısı olarak Meclis’ten 5 milletvekilini bir hafta ağırlayıp ikna etmeye çalışmıştır! ( Siz bunu rüşvet ile baskı olarak algılayabilirsiniz.) Yani şirket bir ABD tekelidir ve dünya çapında organizasyonludur. Ve de ürünlerini satmak için her yola da başvurmaktadır. Şimdiler de batmakta olan ilaç tekellerine ya da karına kar katmak isteyen ilaç tekellerine Sağlık Bakanlığı aracılığıyla domuz Gribi aşısı vesilesiyle destek! olunduğu gibi, aynı durum GDO’ da da geçerlidir. Adı üzerinde genetiği ile oynanmış tohum ya da gıdanın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerinin bilinmemesi olanaksızdır. Zira tüm bilimsel çalışmalar gösterdi ki, GDO’lar kanser, Alzheimer ve deli dana gibi bir çok hastalık ve kronik sorunun da birlikte olması demektir. Bu açık bilinenlere rağmen Türk kapitalizminin göbekten bağımlı olduğu ABD ve onun tekellerini beslemesinde şaşılacak bir yan yok. Zira egemenler açısından, geniş proleter ve emekçi yığınların sağlığı bir hiçten ibarettir ve kesinlikle değersizdir. İkincisi, yukarıda da izah ettiğimiz üzere, insan sağlığının ortadan kaldırılması bir yana; diğer yandan ABD tekellerinin yine sömürge ve yeni sömürge ülkeleri halklarının ölümü pahasına sömürülmesinin devamıdır süreç. Zira bedava gelmiyor bunlar ve yığınların ceplerinden çıkıyor karşılığı. Yani hain yönetici ve devletin yaptığı tamı tamına halkın parasıyla halkı yavaş ya da hızlı ölüme sürüklemektir sürecin net tanımı.Bu korkunç tezgah, sadece GDO’ da değil bir çok şeyde aynı durumdadır. Üçüncüsü, kapitalizm ve emperyalizm için sağlığının zerre değeri yoktur. Tüm sağlık alanı düşünüldüğünde her şeyin paralı ve sayın alınabilir bir metaya dönüştürüldüğü günümüz TC’sin de aslına bakarsanız bu durum şaşırtıcı da değildir. Keza Türkiye’deki ölüm nedenleri sıralamasında kanser hızla birinci sıraya doğru tırmanmaktadır. Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere nedeni de açıktır. Alzheimer ya da diğer rahatsızlıklar ile salgın hastalıkların kitlesel yayılımı ise diğer boyutunu göstermektedir sorunun. Diğer yandan tarım üretiminde oldukça ileri olan bir ülke iken Türkiye, İhracata dönük Sanayileşme Modeli ile tarımsal bağımlılık ile birlikte şimdi dışa bağımlı bir hale getirilmiştir. 12 Eylül ile birlikte girilen bu bağımlılığın arttırılması sürecinde gerek tohum ve gerekse de gıdaların kendisinde bağımlılığın daha da artacağını söylemeliyiz. Yukarıdaki süreç ve gelişmeler bu bakımdan da önemlidir ve bu yönü de dikkate alınmalıdır. Zira soya, mısır ve pamukta kullanılacak bu tohumlar, nerdeyse gıda sektörünün her tarafında kullanılmaktadır. Bütün hazır gıdalarda kullanılacak bu GDO’lara aynen biyoterörizm de denilebilir. Çikolatadan bir çok şeye kadar her alanda kullanılan bu GDO’lar, insan sağlığı açısından yukarıdakilere ek olarak kısırlık, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi bir çok soruna da davetiye çıkarmaktadırlar. Emperyalist kapitalizm mezara gömülmediği sürece, bu durum sür git devam edecektir. Zira kapitalizm her şeye kar, çıkar ve para gözü ile bakmaktadır. Onun için insan sağlığı dahi paraya dönüştürülmek zorunda olan bir metadır. İnsanın basit yaşama hakkını bile yaşamın her alanında yok sayan emperyalist kapitalizme karşı topyekun mücadele edilmeden bu sona doğru yok olmak kaçınılmazdır. |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 1 11 2009, 10:32
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Sevgili tomlancy, tamam, GDO'lar tehlikeli. Bence, insanlarla beraber evrimleşen tarım ürünlerinin dışına çıkıldığı ve uzun dönemde etkileri belli olmayan yeni canlılar insan besinine sokulduğu için çok tehlikeli ... ama herşeyi GDOlara bağlayamayız. Kanser GDO'lardan önce de vardı, alzheimer da öyle "Deli dana"nın sebebi doğal besin döngüsünün kırılıp, danayı danaya yedirmemiz, bu döngü yüzünden çoğalan prionlar. ... Bu çeşit yazılarla GDO/vahşikapitalizm/emperyalizm karşıtlığı yapmak yazılarımızın ciddiliğini yok eder. Yazıları daha özenle seçelim. . -------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 2 11 2009, 16:41
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
-------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 4 11 2009, 14:24
|
||||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Mecliste yasa çıkarılmadı, tartışılmadı. GDO'lar yönetmelikle kontrol edilecek ... miş. Yönetmelik:
-------------------- |
||||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 4 11 2009, 17:51
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Türk çiftçisi bilinçleniyor. Özel olarak yazının tümünü kopyalıyorum. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aTy...9&CategoryID=85
-------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 10 11 2009, 11:45
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
-------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 10 11 2009, 11:48
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
-------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 11 11 2009, 20:12
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
"Şimdilerde ülkemizde hazırlanmakta olan “Bitki Genetik Kaynaklarının Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik Taslağında” ise yerel tohumların şirketlere satılması Tarım Bakanlığının bir hakkı olarak gösterilmektedir." Kimin malını kime satıyorsun ???? . -------------------- |
||
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 13 11 2009, 13:38
|
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Tarımda en önemli unsur tohumdur.
Dünyada bugünkü ekosistemin devamında en önemli unsurlardan birisi bitkilerin tohumlarıdır. GDO üreten şirketler, ürettikleri organizmaların genlerine üremeyi kontrol eden genler ekleyerek onları üreyemez hale getiriyorlar (terminator gen). Bu ürünlerden alınan tohumlar artık işe yaramıyor. İnsanlığı ve doğal yaşamı bekleyen en büyük tehlike, terminatör genlerin aynı türün doğal bireylerine veya akraba türlere tozlanma ile sıçraması. Bu sıçrama örneğin Monsanto firmasının ürettiği "zararlı ot" ilaçlarına dayanıklı GDO ürünlerde gözlemlendi. http://www.historycommons.org/context.jsp?item=gm-37#gm-37 İnsanlar sonunda, yaşayabilmek için tohumlarını bu firmalardan almak zorunda kalacak. Bu, bu firmaların insanlara hükmetmesi demek. Bir devlet, toprağında bulunan Bor madenini bedavaya vermedi mi, tohumunu kesersin; senin zehirli kimyasal atıklarını toprağında depo edecek yer vermedi mi, tohumunu kesersin; ... Bu kadar basit. Tabii bu firmaların insanlığa hükmedebilmesi için bir yerde doğal tohumları korumaya alması gerekiyor. Tohumları koruyacak ki, onlardan GDO elde edip satsın. Nerede koruyacak? İlk akla gelen, insanlara uzak, soğuk, erişilmesi güç bir ada. Örneğin Norveçe ait olan Spitzbergen adası. ![]() Doğal olarak beton ve çelik duvarlar arkasında, alarm sistemleri ile donatılmış bir yapı olacak. Örneğin: ![]() Böyle bir yer bugün var. Projenin adı: Svalbard Küresel Tohum Deposu. Destekçi firmalar: * Bill&Melinda Gates Vakfı; dünyanın en büyük patentli genetiği değiştirilmiş tohum ve ilgili tarım kimyasallarının sahibi * ABD tarım devleri Du Pont/Pioneer Hi-Bred; Syngenta Vakfı aracılığıyla İsviçre menşeli büyük GDO tohum ve tarım kimyasalları şirketi * Syngenta; “1970’den bu yana 100 milyon dolarla gen devrimini başlatan” özel bir grup * Rockefeller Vakfı; tarımsal değişim ile ideal genetik saflığı desteklemek için oluşturulan Rockefeller Vakfına bağlı CGIAR küresel şebekesi. http://dogader.org/index.php/bilgilendirme...da-kontrol-eder Ne tesadüf, değil mi? Kaynak: http://dogader.org/index.php/bilgilendirme...da-kontrol-eder . -------------------- |
gezgin95 ![]() |
Gönderme: 19 11 2009, 01:13
|
||
|
_____ 6 x 7 _____ ![]() Grup: Forum Sorumlusu Mesaj: 1627 Katılım: 15-06 07 Üye No: 14 Ülke: Türkiye Aklen-Fikren: Ateist Politik Görüş: Sosyal demokrat Uyarı: (0%) ![]() |
Güzel gelişmeler.
-------------------- |
||
![]() |
![]() ![]() ![]() |
| Lo-Fi Version | Script Execution time: 0.5671 13 queries used GZIP Açık |